Muş Alparslan Üniversitesi yeni Kampus Temel Atma Töreninde açıklamalarda bulunan Vali Erdoğan Bektaş, Türkiye’nin gelir sıralamasında sonuncu olmasına yakınarak yapılan çalışmaları tek tek ele aldı. Görevi devir aldığı tarihten itibaren Öncelikle zatıâlinizi bu güzel, bu anlamlı günde İlimizde görmekten duyduğumuz mutluluğu ifade ediyor vilayetim adına sizlere hoş geldiniz diyor; en derin saygılarımı arz ediyorum.
Muşta göreve başladığımda sizce de malum olan rakamlarla ve tabloyla karşılaştım. Bugüne kadar gerek vatandaş, gerekse bürokrasi tarafından yürütülen ağlamacı, sızlamacı, sürekli isteyen, sürekli teşvik ve destekler peşinde koşan politikalarla Muş’un ulaşabildiği derecenin 81’inci İl olmaktan öteye gitmediği ortadaydı. Aynı zamanda ilimiz Muştaki herkesin dile getirdiği o büyük gelişme potansiyelini de fark ederek, hükümetimizin de olaya bakışından cesaret alarak, farklı bir anlayışla işe başladık. Şehrin bütün potansiyelini, bütün imkânlarını değerlendirerek devreye almak, şehri kendi gücüyle ayağa kaldırmak için, bürokrat ve siyasetçi arkadaşlarımızla, şehrin iyi niyetli girişimci insanlarıyla el ele büyük bir çabanın içine girdik. Bu aşamada çalışmalarımızdan umutlu olduğumu, ülkemizin 81. ilinde bile bir şeylerin başarılabildiğini görmekten duyduğum mutluluğu ifade etmeden geçemeyeceğim. Gerçekten ilimizin bütün temel dinamikleri devreye girmek üzeredir. Ovada tarımın anayasası toplulaştırma başlamıştır. Karasu ıslah projesi hızla devam etmektedir. Duble yollar tamamlanmıştır. Güvenlikte ciddi bir sorunumuz yoktur. Hatta son günlerde yayınlanan bir derginin anketine göre Muş Türkiye’nin en güvenli 2. ilidir. Özel İdaremizin elindeki atıl arsa ve binalar satılarak ekonomiye kazandırılmıştır. Bir büyük tuğla fabrikamız vardı. Kirada çürüyordu. Özelleştirildi ve 2 kat kapasiteye çıktı. Şehirdeki bütün yatırımcı ve girişimciler sahiplenildi. Şehirde ciddi bir yatırım iklimi oluştu. Tekel’in eski binalarını aldık. Yatırımcılara verdik. Ana binasının sözünü de aldık. Onu da 10 kadar yatırımcımıza tahsis edeceğiz.
Kırsal kesimde içme suyu ve yol alt yapımızı tamamlama aşamasına getirdik. Köylerimiz geniş 7–8 metrelik, standartlara uygun yollarla tanıştı. Sadece bu yıl 350 km 1. kat asfalt yol yapıyoruz. Ulaşılamayan dağ köylerimizin yollarını, köprülerini tamamladık. Hayvancılığımızın çıkışı olarak gördüğümüz bir süt fabrikasının üretime geçmesini umutla, sevinçle izliyoruz. TİGEM için geliştirilen ve hayvancılığa can verecek bir projeyi sahiplendik, uygulanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Ciddi bir eğitim çabasına girdik. Yalnızca bu yıl yapılan eğitim yatırımı 55–60 trilyon TL’yi aşmaktadır. Eğitimin uzun yıllar fiziki yapı ihtiyacı bu yılki yatırımlarla tamamlanmak üzeredir.
YİBO’larımızı kullanarak ilköğretimde % 98’lik bir okullaşma oranı yakaladık. %35 olan meslek lisesi oranını bir yılda % 49’a, bu yıl ise dünkü rakam olarak % 58 seviyesine çıkardık. Her ilçemizde meslek liseleri, Anadolu liseleri yaptık, öğrenci yurtları açtık, öğrenci aldık. OKS ve ÖSS sınavlarında ciddi bir başarı sürecine girdik. Malazgirt gibi umutların oldukça tükendiği bir ilçemizde neredeyse küçük bir Organize Sanayi Bölgesini başlattık ve 2 ay içerisinde devreye alacağız. Malazgirt’te 12 fabrikayı 2 ay içerisinde açmayı hedefliyoruz. Malazgirt ve Malazgirt Zaferi gibi bir tarihi varlığımız var. Malazgirt’i Söğüt ve Çanakkale gibi bütün ülkemizin bir varlığı haline dönüştürmek, Malazgirt-Ahlat eksenini bir proje haline getirmek için çalışmalarımız devam ediyor. Bütün turizm imkânlarımızı değerlendiriyoruz. Yanı başımızdaki kayak merkezimize mekanik tesis ve kafeterya kazandırdık. Bu yıl daha da geliştiriyoruz. Varto’da ve Bulanık’ta yeni kayak tesisi arayışındayız.
2150 rakımda ulaşılamayan Hamurpet göllerimizin yol sorununu çözdük. Asfalt yolla ulaşılabilir hale getirdik. Girişimcilerimizin dikkatine sunduk. Bütün sıcak su imkânlarımızı değerlendirmeye çalışıyoruz. Şehrin kronik imar ve yapılaşma sorununu çözmek, şehrin düzensiz bir şekilde ovaya akmasını, ovanın betonlaşmasını önlemek için, yeni bir şehir kuruyoruz. 12.000 dekar bir alanı planlıyoruz. Üniversitemize bu harika alanı ciddi mücadelelerle kampus alanı olarak belirledik. Başarılı ve çalışkan rektörümüzün ve arkadaşlarının çabasıyla üniversitemiz üstün bir başarıyla yoluna devam ediyor.
Gelinen bu noktada henüz tam anlamıyla görünür olmadıysa da Muş’un geldiği yer bir başarı öyküsüdür, umut vermektedir. Bu şehir ayağa kalkmak üzeredir. Çabalarımızda ve başarımızda, Hükümetimizin, Sayın Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan’ın, Milletvekillerimizin, Belediye Başkanımızın, Rektörümüzün, Vali Yardımcısı, Kaymakam, daire müdürü arkadaşlarımızın, şehrimizin genç girişimcilerinin katkısı büyüktür, hepsi de şükranla anılmayı hak ediyor.
Bu gelişimin ve umutlarımızın bir takım anlamsız protokol tartışmalarıyla gölgelenmesinin üzüntüsünü, hayal kırıklığını yaşadığımızı da ifade etmeden geçemeyeceğim. Bu duygularla uğurlu ellerinizle temelini atacağınız kampusumuzun üniversitemize, vilayetimize ve ülkemize hayır ve başarı getirmesini umuyor varlığı ile bizi onurlandıran yüksek heyetinize en derin şükranlarımı, saygılarımı arz ediyorum.
Günaydın Muş Gazetesi


